Thursday, 25 June 2009

veişteyaz

hala 3 waffle kalınlığında olan ayağım sağolsun milletin giydiği o şık, insanı büyük ihtimalle düz taban eden ama bici bici güzel terliklerden, sandalatlerden giyemiyorum, sinir oluyorum. hayattaki en büyük dert bu mu? hayır ama yani herkes cıbıldak cıbıldak dolaşırken spor ayakkabı ve dolayısıyla pantolon -ne kadar ince de olsa- giymek can sıkıcı. ama ayağım kısmen şekillendi sayılır, saçma girintiler çıkıntılar yok gibi.
*
gezmek istiyorum. of yani her gün nereye kiminle gittiğimi kaçta dönceğimi fln söylemekten sıkıldım. tüm dünya kafama göre olsun istiyorum.
*
fransızca ödevim var. evet, yaz okulu. evet, yine fransızca, merci beaucoup!
okul şimdiye kadar git geri dönden ibaret oldu bayaa bayık. ama pek sevdiğim arkadaşlarımın da yaz okulunda olduğunu öğrendim geçen gün, iyi oldu. haftaya full okulda olayım bari.
*
hava acayip saçma sıcak, dışarda dururken [ve sadece dururken (mesela otobüs durağı, kısmi gölge var)] terleniyo yapış yapış. sonra eve gelince duş alınıyo, saçlara da yazık oluyor her gün yıkanınca. yazın saç kurutma makinesi çok saçma bir fikir, duş almanın amacını yok ediyo. ama tabi tarak mantıklı olabilir, onu da kullanmayınca tarzan/jane gibi oluyo insan.
*
my life without me çok güzel ama inanılmaz üzücü hüzünlü bi film, aylar önce seyrettim. hatta geçen sene bile olabilir, emin değilim, bu sene bi hızlı geçti. filmin müziklerinden biri de "alpha"
nın some time later'ı. filme de cuk oturmuş, çok etkileyici. hem müzik hem de filme ve sahneye uyumu açısından. fizy'den bulamıyodum meğer some time diye ayrı yazıyomuşum cahil cahil. neyse buldum mutlu oldum. işte bu alttaki sahnede şarkıyı ilk defa duyuyorduk yanlış hatırlamıyorsam.
*
zero 7 takdir ettiğim bi grup. out of town.
*
eskiden böyle daha bi şeyler başarma arzusu olan bi insandım, noldu bana bilmiyorum. yani bi şey istiyorum ve o konuda hiç bi şey yapmıyorum. yani yapıyorum ama sıkılarak ve üşenerek. mesela bloğu da aldım bi heves, geçen ay hiç bir şey yazmamışım. ayrıca mesela eskiden aralıksız kitap okurdum, biri biter yenisine başlardım. şimdi "vakit bulursam" okuyorum. ki yani boş geziyorum vakitten çok bir şeyim yok. bilmiyorum. kendimden sıkıldım biraz, çok fazla üşengecim. mesela şimdi ne biliyim biraz ekstradan fransızca baksam ne güzel olucak, hem haftaya da sınav var. ama işte burda olmak daha kolay. procrastination master oldum adeta. hatta ertelemekten de öte yapmamak.
*
sidsel endresen & bugge wesseltoft - try mutlaka dinlenmeli!
*



sonracığıma her ne kadar ayakla ilgili bi benzetmede kullanmış da olsam, lafını edince canım waffle çekti. hmm hem de çok! hem de bu sıcakta! ohh mis. çilekli kivili tercihen. yiaa!