of efenim napmalıyım yaa? yarın fransızca sınavım varmış. oeeh yani! hiç çalışmadım ki. derslere de gidemedim. nasıl öğrenicem onu da bilmiyorum. ben boşuna mı haftada 6 saat derse girdim; bomboş olan cuma günü 2 otobüsle okula gittim; her ders için diyalog yazdım? (yalan aslında, yarısını yazmadım, ama her gün "selam, ben juliet, sizin adınız nedir" tadında diyalog yazmak sıkıcı ötesiydi). ama çaba gösterdim yani!
-
ders çalışmak istemiyorum. uyumak da istemiyorum. film seyretmek bile istemiyorum.
-
ay yaa. bugün hava niye kötü? gerçi güzel olsa da evde yatıyorum diye mızmızlanıcam. poff. işte şimdi de boş ötesi bi post yazıyorum. sıkıldım.
-
dışarı çıkmak istiyorum. tek başıma. hava güzel olsun, deniz kenarına gideyim, 'cast' olmasın. hayat eskisine dönsün artık ya. hareket özgürlüğü istiyorum!!!
-
esenlikler.
bu arada depeche mode'un yeni şarkısı wrong'u çok sevdim. ablam ve kardeşim insanlarıyla çok baydığımız geçen pazar günü lirik'lerini internetten bulup, evde bağıra bağıra söyledik. hatta ve hatta ablamla wrong yerine right diye söylemeye çalıştık, bi taraftan wrong okuyup diğer taraftan right demek beyinde komik tepkilere yol açıyor, suratta limon yemiş gibi buruşuklar oluşuyor. neyse uzun lafın kısası herkes dinlesin!
manidar bir dizeyi yazıyorum bu şarkıdan, anti-klişe timi olsa kızardı gerçi:
i was at the wrong place at the wrong time. ama yani 'literally'.
Friday, 22 May 2009
Wednesday, 13 May 2009
yatak
tüm gün yataktan çıkmadım desem yeri. 3 tane film seyrettim hepsi de güzeldi, bir de çilek yedim o da güzeldi. önce "batman begins" i izledim, sabah sabah aksiyon olsun. sonra "v for vendetta" ile devam ettim ki daha önce de izlemiştim, ve harikaydı yine. son olarak da çok uzun süredir izlemek istediğim ve bir türlü izleme fırsatı bulamadığım "big fish" i izledim. çok çok güzeldi. ne yazık ki bir noktada uykum geldi (filmden bağımsız olarak tabi ki) ama telapatik insan annem elinde koca bir fincan çay (ve ayıptır sölemesi tost) ile odama geldi, kendisine taptığımı belirttim ve filme devam. bir de bazen olur, böyle bir filmi seyrederken değil de izledikten sonra daha bir takdir eder, beğenirsin ya, bittikten sonra daha mutlu eder. hatta ikinci izleyişin daha güzeldir. big fish benim için bu filmlerdendi. yani daha ikinci kere izlemedim tabi ama tahminen. (ikinci izleyişimden sonra update veririm efendim). işte böyle.
bol çilekli günler.
bol çilekli günler.
Monday, 4 May 2009
ev
hayat bazen ne sıkıcı! evde oturmaktan sıkıldım, canım isteyince dışarı çıkamamaktan sıkıldım, dışarı çıkcağım zaman birilerine muhtaç (ay bu kelimeyi kullanmak bile üzücü çok) olmaktan sıkıldım. ayağımdan ve üzerindeki kirecimsi beyaz maddeden sıkıldım. bilmiyorum, belki sıkılmak için daha çok erken ama sıkıldım işte. yiiaaa...
Subscribe to:
Comments (Atom)